FinCen belgeleri: Türk bankaları 538 şüpheli işleme aracılık etti

Dünyanın en büyük finansal kuruluşlarının kara para aklama operasyonlarına nasıl aracılık ettiği kamuoyuna sızdırılan ABD merkezli Mali Suçları Araştırma Ağı’na (FinCEN) ait belgelerle ortaya çıktı.

Bankaların 2 trilyon doları bulan para transferlerinde nasıl bir rol üstlendiklerini ortaya koyan FinCen belgeleri, son beş yıl içerisinde ortaya çıkarılan Panama ve Paradise belgeleri gibi gizli para transferleri, kara para aklama operasyonları ve vergiden kaçınma çabaları hakkında detaylar içeriyor.

FinCEN belgeleri, 2 bin 500’ün üzerinde dokümanı kapsıyor. Dosyanın önemli bir bölümünü bankaların 2000 – 2017 yılları arasında ABD’li yetkililere gönderdiği belgeler oluşturuyor.

Bankalar bu belgelerde müşterilerinin hesaplarındaki para hareketleriyle ilgili kaygılarını yetkililere iletiyorlar.

Belgeler uluslararası bankacılık sisteminin en sıkı korunan sırları arasında gösteriliyor.

Bankalar bu belgeleri şüpheli hesap hareketlerini ihbar etmek için kullansa da belgelerin kendileri bir suçun kanıtı olarak görülmüyor.

ABD merkezli haber sitesi Buzzfeed’e sızdırılan belgeler, dünyanın dört bir yanından araştırmacı gazetecileri bünyesinde barındıran bir konsorsiyumla da paylaşıldı.

71 MİLYON DOLAR ŞÜPHELİ HAVALE

Toplamda Türkiye dahil 88 ülkeden 108 basın kuruluşuna ulaşan belgeleri yüzlerce gazeteci inceledi.

Deutsche Welle Türkçe’den Pelin Ünker’in haberine göre FinCEN’e sunulan raporlarda, ABD bankaları aracılığıyla döviz işlemleri yapan Türk bankalarının ismi de geçiyor. ICIJ’ın analiz ettiği FinCEN kayıtlarında, Türkiye’deki banka hesaplarının gönderen ya da alıcı olarak geçtiği 538 işlem ‘şüpheli’ olarak nitelendirildi.

Türkiye’deki banka hesaplarından gelen ‘şüpheli fon’ların miktarı toplamda 70 milyon doları aşıyor.

Türkiye’den yurt dışına yapılan ‘şüpheli havale’ miktarı ise 71 milyon dolar.

NELER İFŞA OLDU

  • HSBC, dolandırıcıların yüz milyonlarca dolarlık çalıntı parayı finansal sisteme sokmasına göz yumdu. Banka ABD’li yetkililerden oluşturulan sistemin dolandırıcılık olduğunu öğrenmesine karşın adım atmadı.
  • JP Morgan, bir şirketin Londra’da kime ait olduğu belli olmayan bir hesap üzerinden 1 milyar dolardan fazla para transferi yapmasına izin verdi. Banka daha sonra hesabın FBI’ın en çok aranan 10 kişi listesinde yer alan bir mafya babasına ait olabileceğini fark etti.
  • Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e en yakın isimlerden birisi Barclays’i kullanarak yaptırımların etrafından dolaştı ve Batılı finansal kuruluşların hizmetlerinden faydalanmaya devam etti. Söz konusu kaynaklarla pahalı sanat eserleri satın alındı.
  • Birleşik Arap Emirlikleri Merkez Bankası, yerel bir şirketin İran’ın yaptırımları delinmesine yardımcı olacak faaliyetlerde bulunduğu uyarıları karşısında tedbir almadı.
  • Deutsche Bank, organize suç örgütlerinin, uyuşturucu tacirlerinin ve Batılı ülkeler tarafından ‘terörist’ olarak sınıflandırılan şahısların kara paralarının transferlerine aracılık etti.
  • Standard Chartered, Arap Bankası’nın Ürdün’deki şubelerinin ‘terörün finansmanından’ suçlu bulunmasından sonra dahi yıllarca Arap Bankası’nın fonlarının transferine aracılık etmeyi sürdürdü.