Kars Dikme Köyü Göz Kamaştırdı

KARS/DİKME KÖYÜ GÖZ KAMAŞTIRDI!
“FESTİVAL SON DERECE KALİTELİ VE GÜZELDİ…”
Kars-Dikme Köyü Derneği 1996 yılında Selahattin Dündar başkanlığında kurulmuştur.
1997 yılında Selahattin Dündar tarafından ilki gerçekleştirilmiş olan bu festival yedincisidir.
Bu yıl ki festival için yaklaşık bir yıl önceden dernek başkanı Aslan Öztürkler ve yönetim kurulu tarafında hazırlıklara başlanmıştır.
Bir ay önceden dernek yöneticileri Kars’ı mekân tutmuşlar…
Son bir hafta boyunca Serhat Birikim Medya Grubu ve sahibi Mustafa Küpeli, 2018 Temmuz ayına ait tüm gazete sayfalarını ve radyo Televizyonunu Kars/Dikme köyü 7. Festivaline ayırmıştır. Özel sayı olarak çıkan gazetede; Dikme Köylü Araştırmacı-şair-yazar Songül Dündar’ın “Dikme Köyü Halk Kültürü, Gelenek Ve Görenekleri”, Dikme Köylü Araştırmacı-Ozan-Yazar Selahattin Dündar’ın “Dikme Köyünün Kuruluşu ve Tarihçesi” ve “Dağdaki Ayyıldız Dikme Köyünün eseridir” konulu iki makalesi, Dikme Köylü Prof. Dr. Yavuz Öztürkler’in “Bu Yaz Dikme Köyünde Festival Var” köşe yazısı, Dikme Köylü KAI Vakıf Başkanı Zeki Yılmaz’ın “Kars’ta Süt Üretimi 12 Ay olmalı” başlıklı köşe yazısı, Dikme Köylü Kafkas Medya Sahibi Hürtürk Ergüner’in “Kars Gravyeri/ Usta Abdullah Bey”, başlıklı köşe yazısı, Serhat Birikim Sahibi Mustafa Küpeli’nin “ Dikme Köyü, Peynir Sektörüne Öncülük Yapıyor” başlıklı köşe yazısı, Dikme Köyü Dernek Başkanı Aslan Öztürkler’in “7. Dikme Kaşar/ Gravyer ve Kültür Festivali” başlıklı yazısı ve Dikme köylü Av.Dr Mahmut Öztürkler’in “Yabancı gözüyle ATATÜRK” başlıklı yazısı yer almıştır.
Serhat Birikim Medya Grubu sahibi gazeteci/Yazar Mustafa Küpeli, üç gün boyunca, bizzat Dikme köyünde ve halkın içinde, halkın sorunlarını dinlemiş, tespit etmiş ve röportajlar yapmıştır.
12-13-14 Temmuz’da yapılan 7. Dikme Köyü Gravyer&Kaşar ve Kültür Festivaline 400 haneli köyün nüfusunun kat kat fazlası yoğun katılım olmuştur. Adeta il dışından ve yurt dışından insan seli vardı. Son derece yoğun katılım ve büyük bir ilgi ile izlendi, büyük bir başarı ile gerçekleşti bu festival.
Ankara Genel Merkezli Dikme Köyü Derneğinin organize ettiği, İstanbul Kars Ardahan Iğdır Kalkınma vakfı ve Kars Dikme Köylü İş adamlarının maddi desteği ile gerçekleştirildi.
12 Temmuz 2018 Perşembe günü köyler arası Futbol Turnuvası düzenlendi.
13 Temmuz 2018 Cuma günü Kars ve Dikme köyünde protokol ile ruhani ziyaretler gerçekleştirildi.
14 Temmuz 2018 Cumartesi günü;
Sabah 8.00: Yöresel kahvaltıda misafirlere gravyer, kaşar peyniri, kete ve birçok yöresel yemekler ikram edildi.
Saat 10.00: Panel İlgi Çekti.
Festival çerçevesinde yapılan Panelde “Peynirde markalaşma ve tanıtımın önemi, Kars Kaşarı’nın Coğrafi işaret Süreci, Peynirde Kalitenin Artırılması ve Kars peynirciliğinin Mevcut Durumu” başlıklı konular hakkında doyurucu ve bilimsel bilgiler sunuldu. Davetlilerin ve halkın ilgi ile izlediği oturumu Serhat Birikim Medya Grubu Başkanı sayın Mustafa Küpeli başarıyla yönetti. Dikme Köyü 7.Geleneksel Gravyer ve Kaşar Festivali’nde “Kars Peynirciliği’nin geliştirilmesi “ üzerine panelistler tarafından bilimsel düzeyde bilgiler verildi.
Serhat Birikim Medya Grubu sahibi Mustafa Küpeli’nin renkli moderatörlüğünde başarılı ve verimli yapılan Panelde  Kars Peynirciliğinin Gelişmesi; sunum yapan Prof. Dr. Mitat ŞAHİN, Prof Dr. Yavuz ÖZTÜRKLER, Dr. Öğretim Üyesi Güven GÜLBAZ, Veteriner Hekim Vargın BOY tarafından bilimsel boyutta işlendi.
Gazeteci- Yazar Mustafa KÜPELİ’nin başarıyla yönettiği panelde, konuşmacılar tarafından:  Son yıllarda coğrafi işaret tescili alan Kars Kaşarının bu süreci devam ettirmesi gerektiği, tescilin korunması için mücadelenin ve denetlemenin şart olduğu, aynı şekilde coğrafi işarette olduğu gibi marka  almanın tek başına yeterli olmadığı, marka olabilmenin   ve alınan markanın altının doldurulması gerektiği, Kars Kaşarı ve Gravyerinin Türkiye’de meşhur olmasına rağmen haklarının korunmasının Kars peynirciliğinin gelişmesi için önemli olduğu, kaliteli peynir üretmenin ön şartının kaliteli ve sağlıklı süt olduğu, Kars peynirciliğinin gelişmekte olduğu,  ancak henüz istenen düzeyde  olmadığı, Avrupa’nın peynir şehirlerindeki  olduğu gibi doğa ve iklim şartlarına fazlasıyla sahip olmasına rağmen  henüz hak ettiği seviyeye gelemediği, ancak üreticilerin bilinçlenmesi, birlik ve beraberlik içinde olmaları sayesinde Kars peynirciliğinin de ileri seviyelere ulaşabileceği hususunda vurgular yapıldı ve  Kars peynirciliğinin üretim kapasitesi ve mevcut potansiyeli hakkında bilgiler verildi.
Ayrıca ve özellikle Prof. Dr. Yavuz ÖZTÜRKLER “Peynirde markalaşma ve tanıtımın önemi, Kars Kaşarı’nın Coğrafi İşaret Süreci, Peynirde Kalitenin Artırılması ve Kars Peynirciliğinin Mevcut Durumu” başlıklı konuları halkla olan özel sohbetlerinde de anlattı ve üreticileri aydınlattı ve Dikme köylülerin sorularını yılmadan usanmadan yanıtladı.
Kars Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta; “Tarım ve hayvancılıkta nasıl bir numaraysak, peynircilikte de bir numarayız” diyerek şöyle devam etti: Festivalin 7’ncisinin düzenlendiğini anımsatarak, “Kars- Dikme köyünde yapılan bu festivalin varlığı Kars’ımızın varlığıdır, Kars’ımızın tanıtımıdır.” dedi.
Kars peynirlerinin Türkiye’de olduğu gibi dünyada da bilindiğine işaret eden Karaçanta, “Kaşarımız coğrafi işaretleme sisteminde yerini aldı ve dünya markası oldu. Tarım ve hayvancılıkta nasıl bir numaraysak peynircilikte de bir numarayız. Bugün Türkiye’de yaklaşık 300 çeşit peynirin varlığı bilinmektedir. Bunların 32’si bu bölgede yapılmaktadır.” diye konuştu.
Kars Dikme Köylüleri Derneği Başkanı Aslan Öztürkler de köydeki geçmiş ve geleceği bir araya getirmeyi amaçladıklarını vurgulayarak, “Amacımız buradaki üretimlerimizi, ozanlarımızı, geleneklerimizi ve kültürümüzü Türkiye ve dünyada tanıtmaktır. Sadece köyümüzün değil, ilimizin de aynı şekilde tanıtımını sağlamaktır. Gurbettekilerin memleketimize gelmesini, bölgenin güzelliklerini göstermek ve katılımcıları kaynaştırmak istiyoruz. Bir taraftan gravyerimizi, kaşarımızı ve kültürümüzü tanıtırken, diğer taraftan birlik ve beraberliğimizi sağlamayı da amaçlamaktayız. Kültürümüz, bizim birlik harcımızdır.” ifadesini kullandı.
Kendisi de Dikme köylü olan Kars Ardahan Iğdır Kalkınma Vakfı (KAI) Genel Başkanı sayın Zeki Yılmaz, Üreticinin Desteklenmesi gerektiğine özellikle vurgu yaparak şöyle devam etti Süt üreminin artırılması için devlet desteğinin şart olduğunu altını çizerek; “Süt olmazsa kaşar peyniri olmaz, gravyer olmaz, yağ olmaz ve süt ürünleri olmaz. Bu nedenle devlet batıya verdiği teşvikin iki mislini Kars’taki süt üreticisine verirse o zaman üreteci hayvan sayısını artırır ve üretim artar. Bu nedenle Türkiye’nin hayvansal ürünlerinin bir kısmını Kars üreticisi karşılar. İthalattan kurtuluruz.” diyen Vakıf Başkanı Zeki Yılmaz; Kars Valisi, Ticaret odası başkanlarından, STK başkanlarından ve Tarım Bakanından destek isteyen ve üreticilerle çiftçinin sorunlarını dile getiren etkili bir konuşma yapması katılımcılar tarafından alkışlarla karşılandı.
Saat 12.30: Köy Futbol Turnuvası şampiyonu kupasının ve kompozisyon yarışmasında dereceye girenlere ve Festivale katkıda bulunanlara görkemli bir törenle plâketleri verildi.
12.45: Kars/Dikme Köyü Derneği tarafından, festival alanındaki herkese selfservis şeklinde ve görevli gençler tarafından öğle yemeği servisi yapıldı.
Saat13.00: Âşık Selahattin DÜNDAR ve Âşık Mürsel Sinan Uğursu sahne aldı.
Dikme Köyü halkının ve tüm davetlilerin sabırsızlıkla beklediği, Dikme köyünün bağrından çıkmış ve Uluslararası üne sahip iki dev ozanı: “Koşasazlı Dedekorkut” diye ün yapan Âşık Selahattin Dündar ile “Çağdaş Bamsı Beyrek” diye anılan Âşık Mürsel Sinan, atışma için sahneye davet edildiler. Atışmanın ayağı; “Köyümüzün Değerleri ve Kaşar Peyniri” içerikli olmak üzere açık oturuma katılan bilim insanları tarafından verildi. Son derece kaliteli, düzeyli; edebi ve bilimsel değeri yüksek bir atışma yapıldı ve bu atışma radyolar ve TV’ler tarafından bütün dünyaya naklen yayınlandı ve kayıtlara geçti.
13.25: Dikme köyünde doğup büyüyen, aynı zamanda yüksek mühendis ve öğretmen olan; Araştırmacı-şair-yazar Songül DÜNDAR, konuşmalarını yapmak ve şiirini okumak üzere mikrofona davet edildi. “Kaşar ve Kültür adı altında yapılan bu festivalin önemine değinen Songül DÜNDAR, birlik ve beraberlik çağrısı yaparak, günün anlam ve önemine binaen “KARS’IN KAŞAR” adlı şiirle, köylüleri tarafından yürekten alkışlandı.
13.30’da solo programlara geçildi.
İlk Solo program için sahne alan Âşık Mürsel SİNAN, kendine ait “éle göresmişem ay köyüm seni” diyerek köyüne ve köylülerine duygulu anlar yaşattı ve yürekten alkışlandı.
İkinci solo programı için mikrofona gelen Âşık Selahattin DÜNDAR, köyündeki kadın yaşantısını dile getirdiği ve sözü/müziği ile kendine ait olan “HÜRÜ ANA” adlı eseri ile; “Hürü Ana ekin çeker/Dalında şelesi/Eler denesini seçer/ Yanında balası” diyerek; köyüne, köylülerine ve davetlilere duygulu anlar yaşatarak, yoğun alkışlar arasında sahneden ayrıldı.
Daha sonra; Azeri Âşık Efsane KERİMLİ ve Bilal ERSARI Türküleri festivale renk kattı.
Yöresel Halk Müzik Sanatçısı Çetin Adıgüzel’in Kars ve yöresine ait türküleriyle festivale katılanlar saatlerce halay çektiler.
Festivalde Renkli Simalar Vardı!
Programa, Kars Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta, 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Turan İnan, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hüseyin Düzgün, İstanbul Kars Ardahan Iğdır Kalkınma Vakfı Başkanı Zeki Yılmaz, Başkan Yardımcısı Ekrem Tanyıldız, Muhasip Reşit Çakas, Yönetim Kurulu Üyelerinden Murat Aytemiz, Turgut Acay, Saltuk Bağaran Budak, İstanbul Kars Ardahan Iğdır Derneğinin Onursal Başkanı Mustafa Küpeli, Ticaret ve Sanayi odası başkanı Ertuğrul Alibeyoğlu, AKP Kars Merkez ilçe başkanı Hüseyin Çifci, Kars 2. inci noter Hâkimi Sümbül Bayburtluoğlu, Kars Mili eğitim İl Müdürü Gökan Altun, Milli Eğitim il müdür yardımcısı Yener Kaya ve Celalettin Güven, Kafkas üniversitesi veterinerlik fakültesi öğretim üyesi Prof. Mithat Şahin, Kafkas üniversitesi veterinerlik fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yavuz Öztürkler, Veteriner Hekim Dr. Olcay Öztürkler, Kafkas üniversitesi gıda mühendisliği Anabilim dalı öğretim üyesi Dr. Güven Gülbaz, Devlet hastanesi Psikologu Talat Bayburtluoğlu,  Oluklu köyü dernek başkanı Fevzi Ünlü,  Kars Belediye Başkan Yardımcısı Muhammet Koç, Belediye Başkan Yardımcısı Ferit Yenice, Borsa Ticaret Başkanı Metin Durmuş, SEVA Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Coşgunaras, Emekli Teftiş Kurulu Başkan Yard. Hıdır Uğursu,Dikme köyü ortaokulunun ilk müdürü Seydi Ahmet Us, AKP il Başkanı Adem Çalkın, Peynir Sektörünün önderlerinden İlhan Koçulu, Ankara Dikme Köy Dernek Başkanı Aslan Öztürkler, İzmit İstanbul Dikme Köyü Dernek şube Başkanı Arif Dündar,  adını yazamadığımız siyasi parti temsilcileri. Sivil Toplum Örgütleri, İl genel Meclis Üyeleri. Belediye Meclis Üyeleri, Muhtarlar ve binlerce Kars ve Dikme köylüleri katıldı.
Festival’de Organize komitesi Kars Dikmen Köyü Ankara Yönetimi, Himmet Polatel, Ömer  Uğursu, Salahattin  Ergüner, Erdoğan  Daşdandır, Nurettin  Atalay, Ekrem Kösali, Arif Dündar, Önder Atalayın, İrfan Dündar ve Metin Kösali tarihin altın sayfalarına, Kars/Dikme Köyü adına silinmez bir not düştüler.
Tüm emeği geçenlere, tüm Dikme Köylü élgünüme, uzak yakın demeden koşup gelen katılımcılara, aklı bizde olan, yüreği bizimle çarpan herkese teşekkürler…
SELAM OLSUN SANA CANIM KÖYÜM, DİKME KÖYÜM…
  YENİDEN BULUŞMAK ÜZERE…

dundar_songul@hotmail.com
www.songuldundar.com

Yazarın Kitapları

Cezo GardaşŞöför AğaSavaşların KadınıDamladan DeryayaHingilleme
Zalımların mazlumlara zulmünü Cezo Gardaş romanında görürsün Güçlülerin zayıflara hükmünü Cezo Gardaş romanında görürsün Barış kalkanını savaş okunu Cezo Gardaş romanında görürsün Uygarlıklar barbarlığın kodunu Cezo Gardaş romanında görürsün İlmin cehalete hükmedişini Cezo Gardaş romanında görürsün İyiyle kötünün çelişkisini Cezo Gardaş romanında görürsün Uygarlıkla medeniyet farkını Cezo Gardaş romanında görürsün Garibanı ezenlerin çarkını Cezo Gardaş romanında görürsün Emekçiyi sömürenin fendini Cezo Gardaş romanında görürsün Seven ile sevmeyenin kalbini Cezo Gardaş romanında görürsün Bütün insanlığı sizi ve bizi Cezo Gardaş romanında görürsün Tezi antitezi ve de sentezi Cezo Gardaş romanında görürsün
Bu kitapta; Güneş parlaklığı gibi, İçinizi ısıtan satırlar bulacaksınız. Bu kitapta; Yavrusunu saran bir ana kucağı gibi, Halkın sıcaklığını bulacaksınız. Bu kitapta; Emekçi elinin tarlada ayrık otu ayıkladığı gibi, Özeleştiriyi bulacaksınız. Bu kitapta; Şehidin toprağıyla bütünleştiği gibi, Vatan bütünlüğünü bulacaksınız. Bu kitapta; ?Can sağ iken yurt vermeyiz? diyen âşık Şenlik gibi, Yurt ve bayrak sevgisini bulacaksınız Bu kitapta; Halk uğruna ipe giden Pir Sultan gibi, Toplum aşkını bulacaksınız. Bu kitapta; En-el Hak diyen Mansur gibi, Tasavvuf gerçeğini bulacaksınız. Bu kitapta; Yunus Emre?nin ılık nefesi gibi, İnsan sevgisini bulacaksınız. Bu kitapta; ?Eline, beline, diline sahip ol? diyen Bektaşi Veli gibi, Halkın ahlak değerlerini bulacaksınız. Bu kitapta; ?Kim olursan ol gel? diyen Mevlana gibi, Hoşgörü dünyasını bulacaksınız. Bu kitapta; Bir genç kızın işlediği, nakış nakış kilim gibi, Halk kültürünü bulacaksınız. Bu kitapta; Halk kültürü deryasında, dalgalarla boğuşan bir gemi gibi, Hayatın gerçeğini ve ŞOFÖR AGA?yı bulacaksınız
Bu Romanda; Kadının Atatürk Türkiye?sindeki çehresini bulacaksınız. Kadının özgür kişiliğini bulacaksınız. Kadının iş hayatındaki beyin gücünü ve alın terini bulacaksınız. Kadının evindeki emekçi ellerini bulacaksınız. Kadının yaşam mücadelesini bulacaksınız. Kadının bilgi ve becerisini bulacaksınız. Kadının toplumdaki tarihsel önemini bulacaksınız. Kadının köyden, şehri kucaklayan kollarını bulacaksınız. Kadının ana sevgisini bulacaksınız. Kadınının dinmeyen gözyaşlarını bulacaksınız. Kadının toplumdaki aydınlık yüzünü bulacaksınız. Kadının haksızlığa baş kaldırışını bulacaksınız. Kadının savaşlara karşı duruşunu bulacaksınız. Savaşların Kadını?nı bulacaksınız.
“DAMLADAN DERYAYA” kitabı; Songül Dündar’ın çıkarmış olduğu dördüncü kitap olup, dört kitabı çağrıştırıyor. Dündar büyük Ozan Pir Sultan Abdal’ın “Elim tutmaz güllerini dermeye/ Dilim varmaz hasta halin sormaya / Dört Kitab’ın cevabını vermeye / Sazım düzen tutmaz tel bozuk bozuk“ dörtlüğünü de kitabından ilham kaynağı olarak kullanmış. Dündar’ın son kitabı, halk Kültürü ve doğaçlama şiir alanında araştırma ve inceleme kitabı olup, tamamı halk ozanları ve aşıkları içeriyor. “Damladan deryaya” aynı zamanda Songül Dündar’ın “Şoför Aga” adlı öykü kitabı, “Savaşların Kadını” adlı romanı ve “Cezo Gardaş” adlı romanında olduğu gibi, tamamen sosyal içerikli olup, Pir Sultan Abdal’ı çağrıştırmakta… “Damladan deryaya” Songül Dündar’ın büyük emekleriyle; bir tarafına rakip Ozan ve Âşıkları koyduğu, diğer tarafına ise Aşık Dündar’ı koyduğu bir doğaçlama şiir fırtınasıdır. Yani bu doğaçlama şiir fırtınasında, doğaçlamanın bir tarafında kesinlikle Aşık Dündar bulunmaktadır. “Âşık Dündar ise şöyle demiştir: Kerem’in aşkıyla gönlüm tutuştu / Yunus ile hak yolunda buluştu / Aldım PİR SULTAN’ın toplum aşkını / ŞENLİK meclisinden DÜNDAR oluştu.” Görüldüğü üzre terazinin bir tarafında yine Pir Sultan bulunmaktadır İşte böyle… Araştırmacı, Roman ve Öykü yazarı Songül Dündar, durmamış, dinlenmemiş; kapı kapı dolaşmış, ilmik ilmik dokumuş, zerre zerre biriktirmiş ve DAMLADAN, koca bir DERYA oluşturmuş. Oluşan bu kitabın adına da “DAMLADAN DERYAYA” adını vermiş.
TEREKEME FIKRA VE GÜLMECELERİNDEN BİR DEMET…
Dost okurlarım, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum…
Yolculuğunuza yoldaş, yalnızlığınıza ses, daraldığınızda nefes, yüzünüze gülücük olacağına inandığım ve Terekeme şivesinde GÜLME anlamına gelen, HİNGİLLEME adlı kitabımı yüreğinize emanet ediyorum. O sizi gülümsetecek, siz de onu çok seveceksiniz.
Gazeteci köşe yazarı olarak, çok sayıda ve çeşitli konularda yıllardır makale yazmaktayım. Zaman zaman serbest şiir de yazıyorum. Ama benim asıl ilgi alanım; didaktik, kültürel ve yaşanmış olaylarla ilgili, roman ve öykü yazarlığıdır. Hal böyle olunca; bilimsel ve kültürel araştırmalar yapmak; aha bu yüreğimde adeta tutku halini almıştır. Bu nedenle; bol miktarda araştırma dokümanı bilgi dağarcığımda birikmiştir. Bu cümleden olmak üzere; her türlü yaşanmış öykü, fıkra, öykülü türküler ve yaşanmış hayat hikâyeleri ile arşivim dolu doludur. Doğduğum, büyüdüğüm ve ait olduğum etnik kültür birikimim de cabası. Üstüne üstlük; eşim, halk ozanı Âşık Selahattin Dündar’ın halk kültürü danışmanım oluşu da ballı börek!
Ben, Kars ili Terekeme kültürüne mensubum. Hal böyle olunca, zaten var olan Terekeme kültür birikimim üzerine araştırmalarımı da koyduğumda, şu an elinizde bulunan, “Terekeme/ Fıkra ve Gülmeceleri” kitabı vücut bulmuş oldu.
Çok zengin bir kültür olan Terekeme Kültürü; ozanlarıyla, âşıklarıyla, şairleriyle, ifacılarıyla, icracılarıyla, yazarlarıyla, ilim ve bilim adamlarıyla kitaplara sığmayacak kadar engin, ciltlere sığmayacak kadar zengin bir deryadır. Elinizdeki HİNGİLLEME/GÜLME isimli kitap, o deryada sadece bir damladır.
Terekemeler hakkında soy ve boy bilgisini, kitabın en sonunda özet olarak bulacaksınız. Bu size sadece elinizdeki kitabı okurken yardımcı olmayı amaçlamaktadır. TEREKEMELER konusunda daha geniş bilgi edinmek isteyen okurlarımız; Selahattin Dündar’ın, TEREKEMELER adlı soy ve boy araştırmaları kitabından yararlanabilirler.
HİNGİLLEME isimli elinizdeki kitabınızın anlatım diline yardımcı olmak üzere, kitabın sonunda Terekeme şivesinde harflerin okunuşu ve kelime anlamları mevcuttur. Terekeme şivesini bilmeyen veya az bilen okurlarıma, öncelikle bu bölümü okumalarını tavsiye ederim.
HİNGİLLEME’nin gülümseyen yüzü ile sizleri baş başa bırakıyorum.
İyi okumalar… Saygılarımla…