Kurumlar dijital dönüşümün neresinde?

Dijital dönüşüm son yılların en çok konuşulan konularından. Ancak teknoloji bu kadar hızlı gelişip herkes dijital dönüşümden bahsetse de gerçek anlamıyla dijital dönüşümü gerçekleştiren işletme sayısı oldukça az.

Büyük şirketler yoğun olarak üzerinde çalışsa da şirketlerin web sayfasının olması ve dijital ortamda satış yapması gerçekten dijital dönüşüm anlamına gelmiyor. Satın alma, üretim ve iletişim gibi her türlü süreç dijitalleşmeden bundan bahsetmek mümkün değil. Sadece özel şirketler değil kamu kurumları da aynı sorunla karşı karşıya. Birçok hizmeti dijital ortamda verse bile eğer altyapıları ve sistemlerinde otomasyona geçmedilerse gerçek anlamıyla dijital dönüşümden bahsetmek mümkün değil. Gerçekten dünyanın dijitalleşmesi için daha kat edilmesi gereken çok yol var. Bu yüzden de dijital çağın daha çok başında olduğumuzu söyleyebiliriz.

Dijital dönüşümün tam anlamıyla gerçekleştirilememesinin bir diğer sonucu olarak da verilerin yönetimi ve bu yönetilen verilere mekan ve zaman bağımsız olarak erişilememesi ortaya çıkıyor. Veeam® Software’in açıkladığı en son sektör araştırma sonuçlarına göre kurumların yüzde 73’ü veri ve hizmetlere kesintisiz erişimi olmasını isteyen kullanıcılarının taleplerini karşılayamadıklarını kabullenirken bunun ortalama bir şirkete maliyeti yılda 20 milyon dolara ulaşıyor. Bu büyüklükteki bir maliyetin oluşmasının bir diğer nedeni de ciro, üretkenlik ve müşteri güveninin kaybı oluyor. Ancak Veeam’in bu yıl gerçekleştirdiği 2019 Veeam Bulut Veri Yönetimi Raporu’na 13 ülkeden 1.500’den fazla üst düzey iş ve BT yöneticisi katıldı. Bu çalışmadaki olumlu anlamda ilgi çekici bir başka sonuç da kurumların bununla mücadele etmek için harekete geçmesi. Araştırmaya katılanların dörtte üçüne yakını (yüzde 72) işlerinde başarılı olmalarını sağlayacak hibrit bulut yetkinliklerinden faydalanmak ve verilerinden daha fazla değer elde etmek için Bulut Veri Yönetimi’ni uygulamak istediğini belirtiyor.

2019 VeeamON Forum Türkiye’ye katılan Veeam EMEA Genel Müdürü ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Daniel Fried, bu araştırmada ortaya çıkan sonuçları değerlendirirken, teknolojinin gelişmesi sonucunda kullanıcıların her gün daha fazla şey talep ettiğini söyledi. Kurumlar ne kadar yatırım yaparlarsa yapsınlar kullanıcıların taleplerini yüzde 100 karşılayamayacaklarını, bunun nedeninin de teknoloji ile paralel kullanıcı isteklerinin de artması olduğunu söylüyor. 2008’de Veeam kurulduğunda SLA’de (Hizmet Seviyesi Anlaşmaları) sistemlerin bir kesinti sonrası yeniden çalışmaya başlaması için belirlenen sürenin saatler olduğunu ama şimdi gelinen noktada birkaç dakikalık bir kesintinin bile sorun çıkartmaya yettiğini vurguluyor.

Veeam’in sadece VMware için yedekleme yapmak amacıyla kurulduğunu ve 10 yıl içinde bu pazarın lideri durumuna geldiğini de belirten Fried, bunun Act 1 (Birinci Perde) olarak nitelendirildiğini söylüyor. “2013’te, 1 milyar dolarlık yazılım firması olma hedefini 6 yıl olarak belirleyen Veeam kurucu ortağı Ratmir Timashev’in ne kadar ileri görüşlü olduğu da ortada. Bir ay önce dünya geneli satışlarımızın 1 milyar doları geçtiğini duyurduk. Ama Pazar da hızla değişiyor. Yedekleme hala çok önemli ama kurumlar AWS, Azure, IBM ve Google ile hibrit bulutlarını kuruyorlar ve artık yedeklemeden daha fazlasına ihtiyaçları var. Veeam bu değişen ortama adapte olmak zorunda. Bu yüzden de İkinci Perde’ye (Act 2) başladık. 60.000’in üzerindeki kanal ve hizmet sağlayıcı iş ortağımız ve Cisco, HPE, NetApp, Nutanix ve Pure Storage gibi geniş teknoloji iş ortağı ekosistemimiz ile yeni Bulut Veri Yönetimi pazarına hakim olacak şekilde kendimizi konumlandırdık. Hibrit buluta yönelik vizyon ve stratejimiz, rekabette hızla arayı açmamıza yardımcı olacak.”

Önceki İçerikBu halde hastaneye getirildi
Sonraki İçerikTwitter’da en çok Pokemon konuşuldu