Romatoid Artrit yani İltihaplı Romatizma hayat kalitesini bozuyor

Prof. Hamuryudan: RA, zaman içinde eklemlerde yaptığı hasar sonucu şekil bozuklukları oluşturarak sakatlık ve işgücü kaybına yol açabilir. Tedavi sürecinin tanı konar konmaz gecikmeden başlatılması önemli.

17 ülkede yaklaşık bin 700 hekim ve 4 bin yetişkin Romatoid Artrit (RA) hastası ile yapılan “Romatoid Atrit Öyküsü” anketine göre, hastaların yalnızca yüzde 33’ü hastalıklarının kontrol altında olduğunu söyledi. Hastalığın, erişkin nüfusta en sık görülen, el ve ayak parmakları, el bilekleri, dirsekler ve dizler başta gelmek üzere vücuttaki bütün hareketli eklemleri tutabilen kronik seyirli ve iltihaplı bir hastalık olduğunu belirten Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Vedat Hamuryudan, “Romatoid artrit, zaman içinde eklemlerde yaptığı hasar sonucu şekil bozuklukları oluşturarak sakatlık ve işgücü kaybına yol açabilir” dedi. RA ile yaşayan kişileri hastalıklarının yönetiminde doktorlarıyla yeni, daha açık bir diyalog başlatmaları için güçlendirmeyi amaçlayan “Açık Açık Romatizma” küresel farkındalık ve eğitim kampanyası, Türkiye’nin de aralarında olduğu Avrupa Birliği, Asya ve Kuzey Amerika’dan çeşitli ülkelerde bu yıl başlatıldı. Kampanya kapsamında yapılan Global RA Öyküsü hasta anketinin sonuçları geçen günlerde açıklandı. Ankete göre, reçeteli RA ilacı kullanan hastaların yüzde 81’i ilaç rejimlerinden memnun olduklarını söylerken, hastaların yalnızca yüzde 33’ü hastalıklarının kontrol altında olduğunu belirtti. Yine sonuçlara göre, hastaların yüzde 84’ü doktorlarıyla aralarındaki iletişiminden memnun olduklarını belirtirken; yüzde 31’i çok fazla soru sormaları halinde doktorlarının onları huysuz kişiler olarak göreceğinden ve bakımlarının kalitesini etkileyeceğinden endişe duyduğunu ifade etti.

TÜRKİYE SONUÇLARI

Veriler, Türkiye’de hasta ile hekim arasındaki iletişim kopukluğunun bir nedeninin, hastaların hekimin tedavi başarısını farklı tanımlamaları ve hastalık yönetiminin farklı yönlerine odaklanmaları olduğuna işaret etti. Hekimlerin yüzde 80’i, hastaların da yüzde 67’sinin ağrıyı geçirmeye odaklandığı görüldü. Türkiye’deki birçok hasta ve hekim RA tedavileri hakkındaki iletişimlerinden memnun olduklarını belirtti. Prof. Dr. Hamuryudan, romatoid artrit hastalarının tutulan eklemlerde ağrı ve şişlikten yakındıklarına dikkat çekerek “Sabahları bu eklemlerdeki ağrının daha fazla olması ve birkaç saati bulan bir süre hareket güçlüğü sık görülen özelliktir. Vücutta yaptığı iltihap nedeniyle halsizlik, yorgunluk, hafif ateş, iştahsızlık ve kilo kaybı da yapar” değerlendirmesini yaptı.

‘TEDAVİYİ AKSATMAYIN’

“RA’nın tuttuğu eklemler erken dönemde şiş ve ağrılıdırlar” diyen Hamuryudan, şöyle devam etti: “Bugün için RA’da tam şifa sağlayan bir tedavi henüz bulunmasa da yeni ve çok etkili ilaçların kullanıma girmesiyle bu hastalığın tüm belirti ve bulgularının baskılandığı durum olan remisyon sağlanması (hastalık belirtilerinin sönmesi) ve bu sayede sakatlık gelişmesinin önlenmesi mümkün olmaktadır. Bu durumu sağlamak için tedavi sürecinin tanı konar konmaz gecikmeden başlatılması, hastaların sık aralıklarla kontrole çağırılarak remisyon sağlanana kadar tedavilerinin ayarlanması gereklidir. Romatizmal hastalıkların tedavisinde ağırlıklı olarak bağışıklık baskılayıcı ilaçlar kullanılması hastalarda pandemi döneminin özellikle başlarında tedirginlik yaratabiliyor ve hatta bazı hastalar kendi başlarına tedavilerini kesiyor. Bu durum maalesef birçok hastada hastalığın alevlenmesine yol açmıştır. Hastalarımızın, bir tereddüt durumunda tedavilerini yapan hekimle iletişime geçmeleri uygun olacaktır.”

‘HASTALIĞI TANIYIN VE KORKMAYIN’

9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatoş Önen ise şunları söyledi: “Hastalara ilk önerim; romatoid artriti tanımaları ve günümüzde çok sayıda tedavi seçeneği olan bu hastalıktan korkmamalarıdır. Hastalar mutlaka bir romatoloji hekimi tarafından izlenmeli, kontrollerine hekimlerinin önerdiği sıklıkta, düzenli olarak gitmeli ve tedavilerini söylendiği şekilde uygulamalıdırlar. Erken dönemde başlanan uygun ve düzenli tedavi, gerektiğinde yapılan ilaç değişiklikleri ile RA kontrol altında tutulur, ilerlemesi ve fonksiyon kayıplarının ortaya çıkışı engellenir. Düzgün bir yaşam tarzı, sağlıklı beslenme, uygun egzersizler hastalık kontrolü için vazgeçilemeyecek unsurlardır. RA’nın gelişiminde ve ciddi seyretmesinde önemli bir risk faktörü olan sigaradan uzak durulmalıdır. “

AKILLI RADYOTERAPİ TEDAVİDE UMUTLARI ARTIRIYOR

Dünyada her yıl 450 bin kişi pankreas kanseri tanısı alıyor. Belirti vermeden ilerlese de erken dönemde tanısı tesadüfen konsa da tıptaki teknolojik gelişmeler sayesinde pankreas kanserinin tedavisinde de önemli adımlar atılıyor. Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar, radyoterapideki gelişmelerin hastalara sağladığı faydaları şöyle özetledi:

– Lenf bezine sıçrayan ya da cerrahi olarak sınırda bulunan pankreas kanserlerinde, ameliyat sonrasında kemoterapi ile birlikte yeni teknolojilerle radyoterapi uygulandığında tümörün kontrol oranları artabiliyor. 

– Cerrahi açıdan sınırda olan hastalarda cerrahi öncesi uygulanacak kemoterapi ve radyoterapinin yanı sıra SBRT (noktasal ışınlama) uygulanması, hastaların ameliyatlarının daha başarılı olmasını sağlayabilir. 

– Ameliyat yapılamayan ancak uzak organlara metastazı da olmayan hastalarda ise kemoterapi sonrası uygulanan SBRT özellikle akıllı radyoterapi yöntemi ile uygulandığında tümörün lokal olarak kontrol edilebilmesinde yüksek başarı sağlar. 

– Ameliyat sonrası tekrarlayan ancak uzak organlara metastazı olmayan hastalarda uygulanacak kemoterapi ile eşzamanlı akıllı radyoterapi tabanlı ablatif yüksek dozlu tedaviler önemli hale geliyor. 

– Metastatik hastalarda pankreastaki lokal hastalığın neden olduğu şiddetli ağrıları azaltmak ya da durdurmak için akıllı radyoterapi ile uygulanacak SBRT önemli bir tedavi seçeneğidir.

‘GEMİ BATARSA HEPİMİZ BATACAĞIZ’

Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD-DER) Başkanı Heybet Aslanoğlu, tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi nedeniyle 120 civarında meslektaşlarının yaşamını yitirdiğini anımsatarak “Sağlık Bakanımız bundan bir hafta önce 5 gün boyunca İstanbul’daki programlarında Covid-19 ile mücadele için sağlık çalışanları haricinde herkesle ve her kesimle görüştü. Bizi duymamaya, görmemeye yemin etmişlercesine sağlık çalışanlarının sorunlarına karşı sessizler. Gemi batarsa hepimiz batarız” dedi. Aslanoğlu, 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü’nü bu yıl koronavirüs pandemisi altında buruk geçirdiklerini belirterek “Pandemi mücadelesinin ön saflarında yer alan sağlık meslektaşlarımızdan 40 bin civarında kişinin hastalanmasına, 120 civarında meslektaşımızın, sağlık emekçisinin ölümüne neden oldu” dedi.

GÜVENLİ ÇALIŞMA ORTAMI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın geçen hafta İstanbul’daki programda sağlık çalışanları hariç her kesimle görüştüğünü anımsatarak, bakana tepki gösteren Aslanoğlu, özetle şunları söyledi: “Radyoloji teknisyenleri ve teknikerleri olarakta bizlerin de biz çok sorunu var. Her şeyden önce Sağlık Bakanlığı’ndan sağlıklı ve güvenli çalışma ortamının sağlanması talebimiz var. Bunların yanında özlük ve ekonomik haklarımızın her gecen gün daha da kısıtlandığı, daraltıldığı bir süreçten geçiyoruz. Sağlık Bakanımız bundan bir hafta önce, 5 gün boyunca İstanbul’daki programlarında Covid-19 ile mücadele için sağlık çalışanları haricinde herkesle ve her kesimle görüştü. Ben defalarca çağrıda bulundum ‘Bu savaşı cephedeki askerlerle yani sağlık çalışanları ile kazanabilirsiniz. Sağlık çalışanlarına kulak verin’ dedik. Bizi duymamaya, görmemeye yemin etmişlercesine sağlık çalışanlarının sorunlarına karşı sessizler. Biz birimize sırtımızı dönerek hiçbir sorunumuzu çözemeyiz. Hepimiz kaybederiz.”

Önceki İçerikSaray’ın TCMB başkanını değiştirmesi istifa getirdi. Albayrak, istifasını sosyal medyadan duyurdu
Sonraki İçerikAhmet Davutoğlu’ndan Berat Albayrak’ın istifasının ardından açıklama: ‘Herkesi açıklamamızı takip etmeye davet ediyoruz’